Daha fazla bilgi için KVKK bilgilendirmemizi, çerez kullanım ve gizlilik koşullarını inceleyebilirsiniz.
Oturum yönetimi, güvenlik ve temel site işlevleri için gereklidir. Bu çerezler olmadan site düzgün çalışmaz ve devre dışı bırakılamaz.
Ziyaretçilerin siteyi nasıl kullandığını anonim olarak ölçeriz. Hangi sayfaların popüler olduğunu ve kullanıcıların nerede zorluk yaşadığını anlamamıza yardımcı olur.
Size ve ilgi alanlarınıza uygun reklamlar göstermek için kullanılır. Kapatırsanız reklamları görmeye devam edersiniz, ancak daha az alakalı olabilirler.
19.15 İskenderun Ontur Otel
19.40 Payas Işıklar
20.00 Dörtyol
20.45 Osmaniye Otogar
Gece yolculuğumuz boyunca rehberimiz sizlere tur programı, bölgenin kültürü, Karadeniz insanının yaşam tarzı ve gezi süresince dikkat edilmesi gereken konular hakkında bilgilendirmelerde bulunacaktır.
Yolculuğumuz boyunca sırasıyla iskenderun Osmaniye, Nurdağı, Kahramanmaraş, Pınarbaşı, Sivas, Tokat güzergâhını takip ederek Anadolu’nun en eski yerleşim bölgelerinden biri olan Amasya’ya doğru ilerliyoruz.
Sabah saat 07.00 sularında Yeşilırmak’ın ikiye böldüğü, Osmanlı şehzadelerinin eğitim aldığı ve bu nedenle “Şehzadeler Şehri” olarak anılan Amasya’ya ulaşıyoruz.
İlk olarak Ferhat ile Şirin efsanesine konu olan Ferhat ile Şirin Dağı’nda fotoğraf molası veriyoruz.
Rehberimiz burada yaklaşık iki bin yıldır anlatılan Ferhat ile Şirin hikâyesini sizlerle paylaşacaktır. Rivayete göre Ferhat, sevdiği Şirin’e kavuşabilmek için dağı delerek şehre su getirmeyi kabul etmiş, bugün hâlâ görülebilen su kanallarının bu efsaneden izler taşıdığı anlatılmaktadır.
Fotoğraf molamızın ardından kıyafet değişikliği ve ihtiyaç molamızı tamamlıyor, ekstra olarak alacağımız açık büfe sabah kahvaltımız için restoranımıza geçiyoruz.
Kahvaltımızın ardından Amasya şehir merkezindeki yürüyüşümüze başlıyoruz.
İlk durağımız II. Abdülhamid döneminde yaptırılan ve şehrin simgelerinden biri hâline gelen Amasya Saat Kulesi oluyor.
Buradan Yeşilırmak kıyısına geçiyor ve 18. ile 19. yüzyıl Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örneklerinden olan Tarihi Yalı Boyu Evleri’ni görüyoruz.
Ahşap cumbaları ve nehir kıyısındaki eşsiz görüntüsüyle Amasya’nın kartpostallara konu olan manzarasını fotoğraflama fırsatı buluyoruz.
Yürüyüşümüz sırasında yaklaşık 519 kilometre uzunluğundaki Yeşilırmak hakkında bilgiler alıyor, Karadeniz’e dökülen bu önemli nehrin bölge tarımı ve tarihi açısından önemini öğreniyoruz.
Ardından Pontus Krallığı döneminde kayalara oyularak yapılan ve günümüzde Amasya’nın sembolü hâline gelen Kral Kaya Mezarları’nı panoramik olarak görüyoruz.
Milattan Önce 3. yüzyıldan kalan bu görkemli mezarlar, dönemin krallarının anısını yaşatmaya devam etmektedir.
Sonrasında Osmanlı Devleti’nde tahta çıkacak şehzadelerin devlet yönetimini öğrendiği Amasya’nın önemini anlatan Şehzadeler Yolu’nda yürüyüş gerçekleştiriyoruz.
Burada II. Bayezid, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman başta olmak üzere birçok Osmanlı şehzadesinin heykellerini görüyor ve Amasya’nın neden “Şehzadeler Şehri” olarak anıldığını rehberimizden dinliyoruz.
Serbest zamanımızın ardından Karadeniz’in en büyük şehirlerinden biri olan Samsun’a doğru hareket ediyoruz.
Yaklaşık iki saatlik keyifli yolculuğumuz boyunca Karadeniz’in kıyı şeridini takip ediyor, yol üzerinde bölgenin tarımı, fındık üretimi ve Karadeniz kültürü hakkında bilgiler alıyoruz.
Samsun’da ilk olarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919 tarihinde Milli Mücadele’yi başlatmak üzere ayak bastığı İlkadım Bölgesi’ne ulaşıyoruz.
Burada Milli Mücadele’nin simgelerinden biri olan İlkadım Anıtı’nı ziyaret ediyoruz.
Ardından şehrin simgesi kabul edilen ve Avusturyalı heykeltıraş Heinrich Krippel tarafından yapılan görkemli Atatürk Onur Anıtı’nı görüyoruz.
Yaklaşık 8,85 metre yüksekliğindeki bu eser, Türkiye’nin en önemli Atatürk anıtlarından biri kabul edilmektedir.
Sonrasında halk arasında Rus Pazarı olarak da bilinen Yabancılar Çarşısı’nda serbest zaman veriyoruz
Burada yöresel ürünler, hediyelik eşyalar ve Karadeniz’e özgü lezzetleri inceleme fırsatı buluyoruz.
Serbest zamanımızın ardından Ordu’ya doğru hareket ediyoruz.
Yol üzerinde Terme ilçesinde öğle yemeği molamızı verdikten sonra Karadeniz’in en güzel şehir manzaralarından birine sahip olan Ordu’ya ulaşıyoruz.
İlk olarak toplam 2.372 metre uzunluğundaki Boztepe Teleferiği’ne geçiyoruz.
Yaklaşık sekiz dakika süren teleferik yolculuğumuz sırasında Karadeniz’in masmavi kıyıları ile yemyeşil dağlarını kuşbakışı izleme fırsatı buluyoruz.
Boztepe’ye ulaştığımızda Ordu’nun eşsiz panoramik manzarasına karşı çay ve kahve molamızı veriyor, bol bol fotoğraf çekiyoruz.
Dileyen misafirlerimiz bölgede bulunan Ters Ev’i ziyaret ederek birbirinden eğlenceli kareler yakalayabilirler.
Ardından rotamızı Karadeniz’in tek ada sahibi ili olan Giresun’a çeviriyoruz.
Şehir merkezine ulaşmadan önce panoramik olarak Giresun Kalesi’ni görüyoruz.
Roma döneminde inşa edilen ve daha sonra birçok medeniyet tarafından kullanılan kale, şehrin en yüksek noktasında yer almaktadır.
Daha sonra Karadeniz’in en önemli geçim kaynaklarından biri olan fındığın işlenme ve satış noktalarından birinde mola veriyoruz.
Burada dünyanın en kaliteli fındıkları hakkında bilgiler alıyor, dileyen misafirlerimiz alışverişlerini gerçekleştiriyorlar.
Gezilerimizin ardından akşam saatlerinde otelimize ulaşıyoruz.
Akşam yemeğimizi otelimizde aldıktan sonra dinlenmek üzere odalarımıza yerleşiyoruz.
Yarın bizleri Karadeniz’in saklı cennetleri, Göksu Travertenleri, Mavi Göl, Kuzalan Şelalesi ve dünyanın en etkileyici manastırlarından biri olan Sümela Manastırı bekliyor.
Akşam yemeği ve konaklama otelimizde.
Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltının ardından Karadeniz’in en etkileyici doğal güzelliklerini keşfetmek üzere Giresun’un Dereli ilçesine doğru hareket ediyoruz.
Yeşilin her tonunu görebileceğimiz vadiler arasında yapacağımız keyifli yolculuğun ardından ilk durağımız son yıllarda Karadeniz’in en çok ilgi gören doğal oluşumlarından biri olan Göksu Travertenleri oluyor.
Bembeyaz görüntüsü nedeniyle “Karadeniz’in Pamukkale’si” olarak anılan travertenler, yer altından çıkan mineralli suların yıllar boyunca oluşturduğu doğal basamaklardan meydana gelmektedir.
Burada doğanın bizlere sunduğu bu eşsiz manzarayı fotoğraflıyor, kısa yürüyüşler gerçekleştiriyor ve serbest zamanımızı değerlendiriyoruz.
Ardından rotamızı Kuzalan Tabiat Parkı içerisinde bulunan ve rengiyle görenleri kendisine hayran bırakan Mavi Göl’e çeviriyoruz.
Adını turkuaz renginden alan Mavi Göl, içerisindeki kireç taşı ve sodalı suyun etkisiyle yıl boyunca farklı tonlarda mavi ve turkuaz renklere bürünmektedir.
Rehberimiz burada gölün oluşumu ve bölgenin doğal yapısı hakkında sizlere bilgiler aktarırken, sizler de Karadeniz’in en çok fotoğraflanan noktalarından birinde unutulmaz kareler yakalama fırsatı bulacaksınız.
Mavi Göl ziyaretimizin ardından Kuzalan Tabiat Parkı’nın bir diğer güzelliği olan Kuzalan Şelalesi’ni ziyaret ediyoruz.
Yaklaşık yirmi metre yükseklikten dökülen şelalenin serin havasını hissediyor, gürül gürül akan suyun sesi eşliğinde kısa bir mola veriyoruz.
Doğa gezimizin ardından rotamızı Trabzon’un Maçka ilçesine çeviriyoruz.
Karadeniz’in yemyeşil dağları arasında yapacağımız yolculuk sırasında rehberimiz Pontus Krallığı, Trabzon Rum İmparatorluğu ve bölgenin tarih boyunca taşıdığı stratejik önem hakkında bilgiler verecektir.
Maçka ilçesine ulaştıktan sonra dileyen misafirlerimizle birlikte Milli Park servis araçlarına binerek dünyanın en önemli manastırlarından biri kabul edilen Sümela Manastırı’na doğru hareket ediyoruz.
Yaklaşık 1.200 metre rakımda, sarp kayalıkların üzerine inşa edilen ve yaklaşık 1.600 yıllık geçmişe sahip olan Sümela Manastırı, Karadeniz’in en önemli tarihi yapılarından biridir.
Rivayete göre Atinalı iki keşiş tarafından kurulan manastır, yüzyıllar boyunca bölgenin dini merkezi olarak kullanılmıştır.
Manastırın bulunduğu noktaya ulaştığımızda Altındere Vadisi’nin büyüleyici manzarası bizleri karşılıyor.
Kayalara oyulmuş odaları, freskleri, şapeli ve eşsiz mimarisiyle Sümela Manastırı’nı rehberimizin anlatımları eşliğinde geziyor, bol bol fotoğraf çekiyoruz.
Gezimizin ardından tekrar servis araçlarımızla otobüsümüze dönüyor ve Trabzon şehir merkezine hareket ediyoruz.
Şehir merkezinde ilk olarak panoramik olarak Trabzon Ayasofya Camii’ni görüyoruz.
13. yüzyılda Trabzon Rum İmparatorluğu döneminde kilise olarak inşa edilen yapı, Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon’u fethetmesinin ardından camiye çevrilmiş olup günümüzde Karadeniz’in en önemli tarihi eserlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Panoramik anlatımımızın ardından serbest zaman veriyor ve Trabzon’un meşhur tereyağı, tel peyniri ve yöresel ürünlerini satın alabileceğiniz alışveriş noktasına geçiyoruz.
Programımızın ardından otelimize ulaşıyor, akşam yemeğimizi aldıktan sonra konaklamamızı gerçekleştiriyoruz.
Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltının ardından Karadeniz denildiğinde akla ilk gelen şehirlerden biri olan Rize’ye doğru hareket ediyoruz.
İlk durağımız, bölgenin en önemli geçim kaynağı olan çayın üretim aşamalarını yakından göreceğimiz Sürmene Çay Fabrikası oluyor.
Fabrikaya ulaştığımızda yöresel kıyafetleriyle bizleri karşılayan görevliler eşliğinde Karadeniz’in meşhur çayının tarladan bardağa uzanan yolculuğunu öğreniyoruz.
Çayın toplanması, kurutulması, işlenmesi ve paketlenmesi hakkında bilgiler aldıktan sonra birbirinden farklı çay çeşitlerinin tadımını gerçekleştiriyoruz.
Çay molamızın ardından Sürmene’nin dünyaca ünlü el sanatlarından biri olan Sürmene Bıçak Atölyesi’ne geçiyoruz.
Yaklaşık iki yüz yıldır devam eden bu gelenekte ustaların el emeğiyle şekillendirdiği bıçakların üretimini izliyor, Sürmene bıçaklarının neden dünyaca tanındığını öğreniyoruz.
Ardından Karadeniz’in kartpostalları süsleyen doğa harikası Uzungöl’e doğru hareket ediyoruz.
Yaklaşık 1.090 metre rakımda bulunan Uzungöl, geçmişte meydana gelen büyük bir heyelan sonucunda Haldizen Deresi’nin önünün kapanmasıyla oluşmuş doğal bir set gölüdür.
Göl çevresinde yürüyüş yapıyor, dileyen misafirlerimiz göl kenarında çaylarını yudumlarken eşsiz doğanın tadını çıkarıyor, dileyen misafirlerimiz ise yöresel restoranlarda öğle yemeklerini alabiliyorlar.
Serbest zamanımızın ardından ekstra turumuza katılacak misafirlerimizle birlikte Karadeniz’in en çok fotoğraflanan noktalarından biri olan Çeçeva Çay Bahçeleri’ne doğru hareket ediyoruz.
Bölgenin dar yolları nedeniyle yerel minibüslerle gerçekleştireceğimiz yolculuğumuz boyunca yemyeşil çay tarlaları bizlere eşlik ediyor.
Televizyon reklamlarından da tanınan Çeçeva Çay Bahçeleri’nde çayın nasıl yetiştirildiğini öğreniyor, çay toplayan yöre insanlarının günlük yaşamına tanıklık ediyor ve kartpostallık manzaralarda unutulmaz fotoğraflar çekiyoruz.
Çeçeva turu yerine tercih eden misafirlerimiz ise yine ekstra olarak düzenlenen Karaster Yaylası Turu’na katılabilirler.
Bulutların arasında uzanan ahşap yayla evleri, sis denizi ve tertemiz havasıyla Karaster Yaylası Karadeniz’in saklı cennetlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Ekstra gezilerimizin tamamlanmasının ardından tekrar otobüsümüzde buluşuyor ve Batum konaklamamızı gerçekleştirmek üzere Sarp Sınır Kapısı’na doğru hareket ediyoruz.
Yol boyunca rehberimiz Gürcistan geçiş işlemleri, kimlik kontrolleri, Batum kuralları ve dikkat edilmesi gereken konular hakkında ayrıntılı bilgilendirmelerde bulunacaktır.
Sınır işlemlerimizin ardından Batum’a geçiyor ve otelimize yerleşiyoruz.
Konsept gereği Batum konaklamalarında akşam yemeği hizmeti bulunmamaktadır.
Konaklama otelimizde.
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından dileyen misafirlerimizle birlikte ekstra olarak düzenlenen Batum Şehir Turu için otelimizden ayrılıyoruz.
Karadeniz’in en modern şehirlerinden biri olan ve Gürcistan’ın turizm başkenti kabul edilen Batum, tarihi dokusu ile modern mimariyi bir araya getiren eşsiz şehirlerden biridir. Osmanlı, Rus ve Gürcü kültürlerinin izlerini taşıyan Batum’da rehberimizin anlatımları eşliğinde unutulmaz bir şehir turuna başlıyoruz.
İlk olarak panoramik olarak Gonio (Apsaros) Kalesi’ni görüyoruz.
Yaklaşık iki bin yıllık geçmişe sahip olan bu tarihi kale, Roma İmparatorluğu döneminden günümüze ulaşmış en önemli yapılardan biridir. Rivayetlere göre Hz. İsa’nın havarilerinden Aziz Matthias’ın da burada defnedildiğine inanılmaktadır.
Şehir merkezine ulaştığımızda ilk durağımız Batum’un simgelerinden biri olan Poseidon Heykeli oluyor.
Yunan mitolojisinde denizlerin tanrısı kabul edilen Poseidon’un görkemli heykeli önünde fotoğraf molamızı veriyor ve Batum’un en hareketli meydanlarından birini keşfetmeye başlıyoruz.
Ardından Venedik’teki San Marco Meydanı örnek alınarak inşa edilen Piazza Meydanı’na geçiyoruz.
Avrupa mimarisini yansıtan taş binaları, mozaikleri, kafeleri ve canlı atmosferiyle Piazza, Batum’un en romantik noktalarından biridir.
Sonrasında şehrin kalbi sayılan Avrupa Meydanı’na ulaşıyoruz.
Burada bizleri, elinde Altın Post’u simgeleyen koç postunu tutan Medea Heykeli karşılıyor.
Rehberimiz burada Argonotlar Efsanesi’ni ve Altın Post’un Gürcistan tarihindeki yerini sizlerle paylaşacaktır.
Meydan gezimizin ardından Osmanlı döneminden günümüze ulaşan Orta Camii’ni ziyaret ediyoruz.
Hemen yanında bulunan ve halk arasında Türk Sokağı olarak bilinen bölgede vereceğimiz serbest zamanda Türk ve Gürcü kültürünün iç içe geçtiği çarşıları gezebilir, yöresel ürün alışverişi yapabilirsiniz.
Ardından Batum’un tarihi kiliselerini panoramik olarak görüyor ve şehrin farklı dinlere yüzyıllardır ev sahipliği yapan kültürel yapısını yakından tanıyoruz.
Programımızın devamında Batum’un en dikkat çekici yapılarından biri olan Alfabe Kulesi’ni görüyoruz.
Yaklaşık 130 metre yüksekliğindeki kule, Gürcü alfabesinin 33 harfini simgeleyen mimarisiyle şehrin en önemli simgelerinden biridir.
Son durağımız ise dünyanın en romantik heykellerinden biri olarak kabul edilen Ali ve Nino Heykeli oluyor.
Azerbaycanlı Müslüman Ali ile Gürcü Hristiyan Nino’nun kavuşamayan aşkını anlatan bu hareketli heykeller, her akşam birbirine yaklaşır, birkaç saniyeliğine birleşir ve ardından tekrar ayrılır.
Bu etkileyici hikâyeyi rehberimizden dinledikten sonra Batum Bulvarı ve Marina bölgesinde serbest zaman veriyoruz.
Dileyen misafirlerimiz sahilde yürüyüş yapabilir, dileyen misafirlerimiz Gürcü mutfağının lezzetlerini deneyebilir veya tekne turuna katılabilirler.
Serbest zamanımızın ardından tekrar Türkiye’ye geçmek üzere Sarp Sınır Kapısı’na hareket ediyoruz.
Pasaport ve kimlik işlemlerimizin tamamlanmasının ardından Artvin’in Borçka ilçesine doğru yol alıyoruz.
Dileyen misafirlerimizle birlikte ekstra olarak düzenlenen Borçka Karagöl Turu’na katılıyoruz.
Yaklaşık 1.450 metre rakımda bulunan Karagöl, büyük bir heyelan sonucunda oluşmuş doğal bir heyelan set gölüdür.
Etrafını çevreleyen ladin ve kayın ormanları sayesinde adeta bir doğa kartpostalını andıran Karagöl’de yürüyüş yapıyor, göl kenarında serbest zaman geçiriyor ve Karadeniz’in en huzurlu noktalarından birini keşfediyoruz.
Gezimizin ardından otelimize geçiyor, akşam yemeğimizi aldıktan sonra konaklamamızı gerçekleştiriyoruz.
Sabah otelimizde alacağımız açık büfe kahvaltının ardından Karadeniz’in yaylalar diyarı Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine doğru hareket ediyoruz.
İlk olarak Karadeniz’in en ünlü yaylalarından biri olan Ayder Yaylası’na ulaşıyoruz.
Yaklaşık 1.350 metre rakımda bulunan Ayder Yaylası, yemyeşil doğası, ahşap yayla evleri ve şifalı kaplıcalarıyla Karadeniz’in en çok ziyaret edilen noktalarından biridir.
Burada Gelintülü Şelalesi’ni görüyor, şelalenin ince ince süzülen görüntüsünün gelin duvağını andırması nedeniyle bu ismi aldığını rehberimizden dinliyoruz.
Ardından Fırtına Deresi boyunca vereceğimiz serbest zamanda doğanın tadını çıkarıyor, dileyen misafirlerimiz zipline, dev salıncak ve rafting gibi adrenalin dolu aktivitelere katılabiliyorlar.
Ekstra yayla turumuza katılan misafirlerimizle birlikte bölgenin yerel minibüslerine binerek Karadeniz’in bulutlara komşu yaylalarını keşfetmeye başlıyoruz.
İlk durağımız Osmanlı döneminden günümüze ulaşan Şenyuva (Çinçiva) Köprüsü oluyor.
Tamamı kesme taştan yapılan bu tarihi köprü, özellikle dizi ve film çekimleriyle ün kazanmış Karadeniz’in en güzel köprülerinden biridir.
Ardından Fırtına Vadisi’nin zirvesine hâkim noktada bulunan Zilkale’yi ziyaret ediyoruz.
Yaklaşık 750 metre yükseklikteki kayalıkların üzerine inşa edilen kale, Orta Çağ’da İpek Yolu’nu korumak amacıyla kullanılmıştır.
Buradan izleyeceğimiz vadi manzarası Karadeniz turunun unutulmaz anlarından biri olacaktır.
Gezimizin devamında doğasıyla büyüleyen Pokut ve Sal Yaylaları ya da hava şartlarına bağlı olarak Huser Yaylası ziyaretimizi gerçekleştiriyoruz.
Sis denizinin üzerinde yükselen yaylalar, ahşap evleri ve eşsiz panoramasıyla Karadeniz’in en çok fotoğraflanan bölgeleri arasında yer almaktadır.
Bulutların üzerine çıkmış hissi yaşayacağımız bu eşsiz coğrafyada bol bol fotoğraf molası veriyoruz.
Yayla gezimizin ardından tekrar Çamlıhemşin’e dönüyor ve yöresel dokuma kültürünün önemli örneklerinden biri olan Rize Bezi hakkında bilgiler alacağımız mağazamıza uğruyoruz.
Burada ketenden üretilen Rize bezinin dokuma aşamalarını öğreniyor, yöresel ürünler ve Karadeniz’e özgü hediyelik eşyaları inceleme fırsatı buluyoruz.
Programımızın son alışveriş molasının ardından dönüş yolculuğumuza başlıyoruz.
Trabzon’dan meşhur Vakfıkebir ekmeği alışverişimizi gerçekleştiriyor, Zigana Tüneli’ni geçerek Gümüşhane, Erzincan, Sivas, Pınarbaşı, Kahramanmaraş, Nurdağı, Osmaniye ve İskenderun güzergâhını takip ediyoruz.
Gece boyunca sürecek yolculuğumuzun ardından sabah saatlerinde siz değerli misafirlerimizi aldığımız noktalara ulaşıyoruz.
Yaklaşık 11.00 sularında ilk hareket noktamız olan Antakya ve güzergâh üzerindeki duraklarda vedalaşırken; Karadeniz’in yemyeşil yaylalarını, tarihi şehirlerini, eşsiz doğasını ve Batum’un renkli atmosferini geride bırakıyor, hafızalarımızda unutulmaz anılarla turumuzu tamamlıyoruz.
Bir başka Tatilegel organizasyonunda yeniden görüşmek dileğiyle, bizleri tercih ettiğiniz için teşekkür ediyor, sağlıklı ve mutlu yolculuklar diliyoruz.
Hoşça kalın, yeniden görüşmek üzere…
Kişi sayısına uygun lüks turizm araçları ile ulaşım.
Program boyunca 4 gece otel konaklaması.
Otellerde alınacak 4 açık büfe sabah kahvaltısı.
Otellerde alınacak 4 akşam yemeği (Batum otel konaklamasında konsept gereği akşam yemeği hizmeti bulunmamaktadır.)
Alanında deneyimli Profesyonel Karadeniz Rehberi eşliğinde gezi hizmeti.
Programda belirtilen tüm çevre gezileri.
Zorunlu Yurt İçi Seyahat Sağlık Sigortası.
Gürcistan Seyahat Sağlık Sigortası.
Milli park ve otopark giriş ücretleri.
İlk gün alınacak sabah kahvaltısı.
Öğle yemekleri.
Müze ve ören yeri giriş ücretleri.
Gürcistan çıkış harcı.
Batum şehir içi transfer ücreti.
Program içerisinde ekstra olarak belirtilen tüm transferler ve organizasyonlar.
Kişisel harcamalar.
İlk yorumu siz yapın